| BİRİLERİ “DUR” DEMELİ |
Bu yazı 741. kez sizin tarafınızdan okunuyor.
| Rehberlik - Anne Babalara Rehberlik |
| Yazar Administrator |
| Perşembe, 24 Haziran 2010 20:43 |
|
Bir baba olarak çocuğum benim her şeyimken, onun sevinci benim sevincim; onun acısı benim acımken; çocuğumu yere göğe sığdıramazken nasıl olurda bir baba çocuklarına “köpek”,“öküz” diye hitap eder ve bu neden normalleştirilir? Yaratılanların en şereflisi (eşrefi mahluk) sıfatı ile insana, hayvana ait bir ad yakıştırmak ahlaken de yanlış bir tutumdur, tasvip edilemez. Bu aşağılamalara bir anlam veremiyorum, eğlenemiyorum, gülemiyorum sadece üzülüyorum. Bu diziyi televizyonun en fazla izlendiği saatte izleyicilere sunmak ise ne kadar doğrudur o da ayrı bir tartışma konusu.
Peki öyle babalar, anneler yok mudur, vardır mutlaka ama bunu milyonlara komedi diye lanse edip izlettirmeyi de hiç doğru bulmuyorum. Bu diziyi yazan kadroya sorsak şöyle bir savunma geliştirirler mi dersiniz?“biz olumsuzlukları gündeme getirip insanlara aslında şunları şunları yapmayın demek istiyoruz.”derler mi? Bence derler. Buna cevap olarak, negatif modeller ortaya koymaktansa pozitif modelleri ön plana çıkarmayı deneseniz daha iyi olmaz mıydı demezler mi? İnanın bu dizi birçok anneye babaya kötü örnek oluyordur. Biz yıllardır; şiddete karşıyız, iyi bir şey değildir, kötü sonuçlar doğurur diye çalışmalar yaparken gözümüzün önünde hatta gözümüzün içine sokarcasına hem duygusal istismar, hem fiziksel istismarı izleyip gülebiliyoruz. İnternete bakıp, yazılan yorumları okuduğumda ise herkes kadın başrol oyuncunun enteresan özdeyişlerine odaklanmış durumda sanki başkada dikkati çeken bir şeyler yokmuş gibi. Yani sorunu görmüyoruz ya da bunu bir sorun olarak görmüyoruz.
Biz psikolojik danışmanlar, psikologlar, eğitim uzmanları bu konuda yıllardır gerek okulda velilerimize gerek dışarıdaki insanlara karşı neleri düzeltmemiz gerektiğini anlatıp durduk hala da anlatıyoruz, anlatmaya da devam edeceğiz. Çocuklarımıza şu şekilde yaklaşalım, şunları yapıp bunlardan uzak duralım derken, bu dizi veya benzeri programlar ile her şeye, tüm çabalarımıza, çalışmalarımıza dinamit koyulmuyor mu?
Bu tip dizi ve programları denetleyen kurumlarımız mevcut, başta aileden sorumlu devlet bakanlığı ve radyo televizyon üst kurulu bu konuya dikkatli bir şekilde eğilirlerse ve dizi yazım kadrosu biraz daha titiz davranır, maddi kaygılarla değil de topluma bir şeyler kazandırmak veya olumsuzlukları fark ettirmek ya da değiştirmek amacıyla iş yaparlarsa daha başarılı sonuçlar elde edilebilir. Bir şeyleri değiştirmek yada var olan olumsuzlukların yerine olumlu davranışlar yerleştirmek sadece biz eğitimcilerin sırtında olmamalı, toplum olarak herkese bir takım görevler düşüyor. Medyada üstüne düşeni yapmalıdır, yolumuza kaya koymamalı, bizzat o kayaları yoldan çeken çekici kuvvet olmalıdır.
Yaşar DİLBER Psikolojik Danışman Mayıs 2010-İstanbul Benze KonularYeni Haberler:
Eski Haberler:
|

Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.