|
|
         
791
(3 oy, ortalama 5.00 de 5)
|
Makaleler -
Eğitim Makaleleri
|
|
Yazar Administrator
|
|
Çarşamba, 14 Temmuz 2010 21:51 |
|

İnsanoğlu eleştirir. Yaşadığı, gördüğü her şeyi. Hiçbir bilgiye sahip olmadığı konularda bile ahkâm kesmeyi bilir insanoğlu. Hiç kimseler fark etmeden bunu kendi üzerlerinde de yapar. Herkes iyisiyle, kötüsüyle kendini ve çevresini muhakkak eleştirir. Lakin… Burada bahsi kesip size kısa bir anımı anlatacağım. Böylelikle yazıma daha iyi bir giriş yapacağımı düşünüyorum.
|
         
785
(2 oy, ortalama 5.00 de 5)
|
Makaleler -
Eğitim Makaleleri
|
|
Yazar Administrator
|
|
Perşembe, 08 Temmuz 2010 20:49 |
|

Eleştiri (tenkit): Bir şeye kıymet biçme, o şeyi kıymetlendirme demektir. Aslı Yunanca "Kritikos" kelimesinden gelen "Critic" (hükmetme) karşılığı olarak dilimizde kullandığımız "tenkit" kelimesi "nakd" kökünden türemiştir. "Nakd", bir şeyi satın alırken verilen akçe, kıymet ölçüsüdür ve tenkit, o şeyi kıymetlendirme anlamını taşır. (F. A. TANSEL, İyi ve Doğru Yazma Usûlleri, Cilt: I-II, s. 192)
Bir eser ya da yazar hakkında inceleme yapan ve bir değer yargısına varan kişiye eleştirmen (münekkit = tenkitçi) denir. Eleştirmen; düşünce, sanat ve edebiyat alanında topluma yarar sağlayan; sanatın, sanatçının ve toplumun yol göstericisi olan; eserlerdeki zenginlikleri gözler önüne seren; okuyucuya kılavuzluk yapan kişidir.
|
         
763
(4 oy, ortalama 5.00 de 5)
|
Makaleler -
Eğitim Makaleleri
|
|
Yazar Administrator
|
|
Perşembe, 10 Haziran 2010 20:41 |
|
Bir gün, bir kozada küçük bir delik açıldı ve bir genç, bedenini bu küçücük delikten çıkarmaya çalışan kelebeği saatlerce seyretti. Sonra, kelebek daha fazla ilerlemek istemiyormuş gibi durdu. Sanki ilerlemek için çaba harcamaktan vazgeçmiş gibi geldi gence. Ve iyi niyetli genç, kelebeğe yardım etmeye karar verdi. Eline bir makas aldı ve kozayı keserek deliği büyüttü. Kelebek kolayca dışarı çıktı. Fakat bedeni kocaman, kanatları kuru ve buruşuktu. Genç, kelebeği izlemeye devam etti, çünkü zamanla kanatlarının büyüyüp bedenini taşıyabilecek kadar genişleyebileceğini umut ediyordu. Fakat bu olmadı! Gerçekte, kelebek ömrünün geri kalanını o kocaman bedeni ve buruşuk kanatları ile etrafta sürünerek geçirdi. Uçmayı hiç başaramadı. Gencin bu aceleci iyiliği içinde anlayamadığı bir şey vardı.
|
         
762
(5 oy, ortalama 5.00 de 5)
|
Makaleler -
Eğitim Makaleleri
|
|
Yazar Ramazan SAKİN
|
|
Perşembe, 10 Haziran 2010 20:30 |
|
Kitap Okuru Bir Toplum Muyuz?
Orhan Pamuk “Yeni Hayat” kitabında der ki “ bir kitap okudum hayatım değişti”. Aslında çok anlamlı bir ifade. Özellikle kitap kurdu insanlar bilirler ki okudukça yaşamları anlam kazanır. Yaşamı daha iyi algılar, karşılaştıkları sorunu daha kolay çözebilmektedirler. İnsanın yaşama anlamlı başlaması, kendisine erken yaşlarda bir yol haritası çizmesi geleceğinde birlikte olduğu insanları daha iyi, daha doğru daha güzel görmesinin yollarını aramasını sağlayacak düşünme gücü katacaktır. Kitapların, kendini, ortamını, ülkeni, öteki ülkeleri, yer altı yer üstü zenginlikleri gökyüzünü size tanıtacaktır. Kitap insan kişiliğini, karakterini ve doğrularını tanıtacak, geleceğe yeni ufukların açılmasını sağlayacaktır.
“Bilginin insana verdiği mutluluk ne para ne de servet ile sağlanabilir” özdeyişinin önemini ancak bunu yaşayanlar bilir. E. Gibban “ okumayı hiçbir servetime değişemem” ifadesi ile yaşamdan aldığı tadı vurgulamaktadır. İbn-i Sina gibi dünyaca ünlü bilgin “ gecelerim hep okumakla geçerdi” diyor. Katip Çelebi “ mumlar tükenir, güneş, doğar, ve ben hala okurdum” diyerek okuma alışkanlığını ortaya koymaktadır. Montesquie ise “ okuma ile üzüntülerimi gideriyorum” diyor. Ünlü kimya bilimcisi Madam Curie “ bütün yoksulluğuna karşın geceleri sokak lambaları altında ders çalışarak eğitimini tamamladığını belirtiyor, yaşam öyküsünde.
Yaşamın farkına varmak, olayları sentezlemek veya analiz etmek için belirli bir bilincin oluşması yaşamdan zevk almak için okumak ve mutlaka okumak gerekir. Aksi taktirde Uğur Mumcunun meşhur sözü olan “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunur”. Maalesef bir çok kişinin TV ekranlarında veya birilerinden duydukları bir iki ifadeyi kullanarak uluorta konuştukları görülmektedir.
|
|
|
|
|
|